Ana Sayfa / Genel / 10 – 16 MAYIS ENGELLİLER HAFTASI BASIN BÜLTENİ

10 – 16 MAYIS ENGELLİLER HAFTASI BASIN BÜLTENİ

10 -16 Mayıs tarihleri arası ülkemizde Engelliler Haftası olarak kabul edilmiştir. Bu hafta, engellilerin sorunlarının dile getirildiği ve çözüm yollarının arandığı sistematik bir değerlendirme haftası haline gelmiştir. 2005 yılında çıkarılan 5378 sayılı engelliler yasası aksaklıklara rağmen bir çığır atlama devresidir. Geleneksel bakışı değiştiren, çağın en modern anlayışlarından daha öne çıkan değerlendirme ve yorumlama ile engellilerin gerek eğitiminde, gerek istihdamında gerekse sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik alanda büyük atılımlar ve değişimlere ön ayak olmuştur.

10-16 Mayıs Engelliler Haftası bir kutlama haftası değil engelliliğe bakış açısını değiştirme ve farkındalığı artırma haftasıdır.

Engellilik, insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. İnsanlığın fikir üretimine kadim katkılar sunar. Destanlar edebiyatının bilinen ilk şairi, İyonyalı Homeros görme engellidir. Görmeyen gözlerin arka planında derin bir edebi dehâ ve zekâ yatmaktadır ki, İlyada ve Odessa gibi şaheserleri doğurur. Yüce dinimizin tebliği döneminde Peygamberi Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya defalarca vekâlet eden kişi de gözleri görmeyen ama dimağı aydın ve açık olan Abdullah İbn-i Ummu Mektum’dur. Peygamber Efendimiz tarafından Yemen’e Vali olarak gönderilen Muaz Bin Cebel ortopedik engellidir. Klasik müzikte 1700’lü yıllarda çığır açan ve tüm dünyanın müzik kalitesine katkı sağlayan Beethoven, işitme engelli bir müzisyendir. Büyük şair, hem şiirleriyle hem bağlamasıyla seslendirdiği türküleriyle kültür sanat dünyasının en önemli isimlerinden biri, büyük halk ozanı Aşık Veysel ve dil, tarih, edebiyat, felsefe, sosyoloji olmak üzere sosyal bilimlerin birçok alanında araştırma yapan ve yazılar kaleme alan düşünce adamı Hüseyin Cemil Meriç görme engellidir. Türk İslam ve dünya coğrafyasından günümüze kadar gelen bu örneklerin yüzlercesi verilebilir. Engelliler toplumla hemhal olmuş bir değer olarak üretime katkıda bulunan bireylerdir.

Engelli vatandaşlarımızın yaşam boyu karşılaştıkları en büyük zorluk sahip oldukları engeller değil; engelliliklerinden kaynaklanan farklılığı bahane eden toplumun, engelli vatandaşlarımıza karşı geliştirdiği engelleyici tutumlardır. Engelli vatandaşlarımızın kendi kendine yetebilmesi, bir meslek edinip üretken hale gelmesi ve çevresiyle sağlıklı iletişim kurabilmesi hepimizin en büyük sorumluluğudur.

Engellilik sadece bu sorunu yaşayan kişiyi değil, ailesini ve yakın çevresini de ekonomik, sosyal ve psikolojik olarak etkileyen önemli bir olgudur. Bir ailenin ortalama dört kişiden oluştuğunu öngörürsek engelliliğin, ülkemizde yaklaşık 30 milyon insanı doğrudan ilgilendirdiğini, bunun da ülke nüfusunun %40’ina denk düştüğünü söyleyebiliriz. Birçok nedeninin yanı sıra savaşlar, çatışmalar, kazalar gibi birçok etken nedeniyle gün geçtikçe bu oran artmaktadır. Oysa engelliliğin nedenlerinin önemli bir bölümü kaçınılabilir ve önlenebilir nedenlerdir. “Asıl hedef engelliliğin oluşmasını önlemek olmalıdır”. Engelliliğe yol açan sebeplerin ortadan kaldırılması hususunda ilgili bakanlıklar gerekli ve yeterli çalışmaları yapmalı, Devlet Politikası olarak da sürdürülmesine özel önem gösterilmelidir.

Dünyanın neresinde olursa olsun hükümetler sağlık, spor, rehabilitasyon, eğitim ve istihdam hizmetlerinden mahrum yaşayan, etrafına ışık saçma fırsatına hiç kavuşamamış milyonlarca engelli insanı görmezden gelmemelidir. Engellilerin, ayrım gözetmeksizin insan onuruna yaraşır biçimde, toplumun diğer bireyleriyle hayatın içerisinde eşit olarak yer alabilmesi için gerekli tedbirlerin alınması şarttır. Bunun için kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve tüm vatandaşlarımız iş birliği içinde olmalıdır.

Ülkemizde engellilere yönelik birçok olumlu yasal düzenleme yapılmış olmasına rağmen yeterli değildir. Bu düzenlemelerin yaşama geçirilebilmesi için gerekli olan mali kaynak ve dağılımı, yasal düzenlemelerin sağladığı haklara ulaşım, hizmet üretenlerin nicelik ve nitelik açısından yeterliliği açısından önemli sorunlar da bulunmaktadır. Engellilerin ayrımcılığa maruz kalmadan insan onuruna yakışır bir yaşama ulaşmalarını sağlamak için yeni ve daha gelişmiş mevzuat düzenlemesine, kurumsal yapılara, politikalara, bütçeye ve bakış açısına ihtiyaç vardır.

Önümüzdeki günlerde ülkemiz için çok önemli olan bir seçim süreci bulunmaktadır. Bu süreçte her vatandaşımızın kullanacağı oy kıymetlidir, engellilerimizin oyu da çok değerlidir. Engellilerimiz seçmeyi bildikleri gibi onların da seçilme hakları vardır. Bu nedenle partiler engellilerimizi de milletvekili olarak meclise taşımalıdır. Devletler elle ayakla değil, akılla yürütülür. Şu anda siyasi arenada engelliler bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda, verilen vazifeler kritik olmaktan uzak,  kadro doldurulmasını amaçlayan görevler olarak öne çıkmaktadır. Oysaki engellilerin yetenekleri tam olarak değerlendirildiğinde yapamayacakları hiçbir şey yoktur. Kanun ve yönetmeliklerde değişiklikler yapılarak engelli istihdam şartlarının değişmesi ile engellilerin nitelikli işlerde yer almasının yolu açılmalıdır.

Konfederasyonumuzun mücadelesi neticesinde 30 Kasım 2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hakimler ve Savcılar Kanununda değişiklik yapılarak engelli bireyleri ötekileştiren ifadenin çıkarılması hem sosyal içerme bakımından hem de engelli bireylerin bu mesleği icra etmesindeki engellerin kaldırılması bakımından önemli bir aşama olmuştur.

Diğer taraftan;

  • Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi içerisinde yer alan Politika kurullarının her birisinde kendi alanlarında uzman olan bizatihi engelli bireylerin yer almasını ve kurullarda ilgili çalışmaların gerçekleştirilmesini,
  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda düzenleme yapılarak engelli çalışanlar için yıllık 120 gün fiili hizmet süresi zammı uygulanmasını,
  • 5510 sayılı Kanununun 63 üncü maddesinde değişiklik yapılarak komisyonlarda Türkiye Sakatlar Konfederasyonu’nun da yer alacağı şekilde düzenlemesi yapılmasını,
  • Engelli bireylerin kullandığı protez, ortez, tekerlekli sandalye ve yardımcı araç gereçler ile ilgili yeni düzenleme ve güncellemenin ivedilikle yapılmasını, protez-ortez ve yardımcı araç gereçlerin en kalitelisinin verilmesini ve fark ücreti alınmamasını,
  • Protez, ortez ve yardımcı araç gereç probleminin kalıcı çözümü için SGK’da Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) Gurubunda Türkiye Sakatlar Konfederasyonu’nun da yer alacağı şekilde düzenleme yapılmasını,
  • Engelli bireylerin hareketliliğinin sağlanabilmesi için ÖTV ve MTV indirimli otomobil alım sınırının kaldırılarak ivedilikle ve yeniden kalıcı bir sistemin getirilmesini,
  • Tekerlekli sandalye kullanıcılarının tekerlekli sandalyesi ile binebileceği taksi ve turizm taşımacılığı için ivedilikle mevzuatın düzenlenmesini,
  • Engelli çalışanlardan 15 yılda emekli olanların emekli ikramiyelerinin ve maaşlarının 30 yıl üzerinden hesaplanmasını,
  • Acil afet eylem planlarında engellilere yönelik önlemlerin yer almasının sağlanmasını,
  • Engelliler ile yapılacak çalışmalarda ve alınacak kararlarda engelli sivil toplum örgütlerinin dâhil edilmesini,
  • Engelli istihdam şurası yapılmasını,
  • Engellilerin ticari araçları kullanabilmesinin önünün açılmasını,
  • Kamuda göreve atanmış olan kişilerin yaptıkları işe yönelik Türkiye Sakatlar Konfederasyonu tarafından eğitim programı uygulanmasını,
  • Noterlerin görme engelli bireylere yönelik tanık dayatmasına dur denmesini ve bu durumun engelliliğe dayalı ayrımcılık değerlendirmesi ile adli sürecin başlatılmasını,
  • Sporla rehabilitasyon kapsamında, antrenman yapan kişilerin kulüplerine SGK tarafından fizik tedavi de olduğu gibi ödeme yapılmasını,
  • Ağır engelli bireye bakmak için sosyal yardımlar kapsamında “evde bakım ücreti” alan kişiye sigorta yapılmasını,
  • Karayolları Trafik Kanunu’nda yeni düzenleme yapılarak engelli otopark yerlerine park etmiş engelli aracı olmayan araçlara kesilecek ceza miktarının çok ciddi caydırıcı olması yönünde mevzuat düzenlemesi yapılmasını ve kesilen cezalarının bir kısmının Türkiye Sakatlar Konfederasyonuna gelir olmasını,

Ülkemizdeki yaklaşık %12 oranındaki engellileri temsilen Türkiye Sakatlar Konfederasyonu olarak talep ediyoruz.

Bu özel hafta vesilesiyle bütün engellerin sevgi, saygı, dayanışma ve hak temelli bir yaklaşım ile aşılacağını bir kez daha hatırlatarak, engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine mutlu, huzurlu, sağlıklı ve başarı dolu güzel günler diliyorum.

Yusuf ÇELEBİ

Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.